Kistler küçük olduklarında çoğu zaman herhangi bir belirti göstermezler. Zaman içerisinde büyüdüklerinde hasta tarafından da hissedilmeleri mümkün olabilir. Ancak genellikle röntgen filmi çekildiğinde tespit edilirler. Çene kistlerinin belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz:
Tedavi çene kisti oluşumunun lokalizasyonu, büyüklüğü ve cinsi ile birlikte hastanın yaşı, genel sağlık durumu gibi faktörler bir arada değerlendirilerek belirlenir. Diş köklerinden kaynaklanan kistler mevcut olduğunda bu dişlere kanal tedavisi yapılması da gerekebilir. Önemli olan ise kistin vücuttan çıkarılmasıdır. Bunun için de zorunlu olarak cerrahi müdahale yapılması gerekir.
Hastanın ağrı ya da şişme gibi bir şikayetinin olup olmaması, ameliyat kararında belirleyici değildir. Hasta herhangi bir semptomdan yakınmıyor olsa bile çene kistlerinin muhakkak tedavi edilmesi gerektiğini belirtelim. Aksi halde özellikle çene kemiğinin kistten zarar görmesi söz konusu olacaktır.
PEKİ ÇENE KİSTİ AMELİYATI NASIL YAPILIR?
Sıklıkla sorulan sorulardan biri de çene kisti ameliyatının nasıl yapıldığı oluyor. Öncelikle ameliyat sırasında hastanın hiçbir şekilde acı hissetmesinin mümkün olmadığını söyleyebiliriz. Ameliyat ile müdahale edilecek olan bölge anestezi ile uyuşturulur. Mevcut tabloya bağlı olarak yapılacak müdahale de ameliyat öncesinde belirlenir. Anestezinin etkisini göstermesinin ardından ameliyata başlanır.
Elbette bu cerrahi müdahalede temel amaç kistin çıkarılması yani vücuttan tahliye edilmesidir. Kiste ulaşmak için diş etine kesi uygulanması gerekir. Aynı zamanda diş etinin altında bulunan kemiğin de bir ölçüde kaldırılması söz konusu olabilir. Kistin alınmasının ardından bölgenin temizlenmesi sağlanır. Sonrasında kesi uygulanan bölgeye dikiş atılır ve ameliyat tamamlanır. Çıkarılan kist ise patolojik inceleme için laboratuvar ortamına gönderilir. Çoğunlukla ameliyat süresi de merak ediliyor. Ancak kistin nerede olduğu, büyüklüğü gibi unsurlar nedeniyle ameliyat süresi de her hastada aynı olmaz.
İKİYE AYRILIYOR..
Ameliyatta enükleasyon ve marsüpyalizasyon olarak adlandırılan iki farklı tekniğin kullanılabildiğini de belirtelim.
Kistin çıkarılması ile birlikte dişin çekilmesi durumu son derece ender yaşanır. Ancak böyle bir durumda da iyileşme gerçekleştikten sonra çekilen dişin yerine implant uygulaması yapılabilir. Bu sayede eksik diş probleminin ortadan kaldırılması sağlanmış olur.
Tedavinin yapılmaması çene kisti kaynaklı olarak hastaların günlük hayatlarının da olumsuz etkilenmesi anlamına gelir. Çünkü kistler zamanla büyüyebilir ve şişlik ya da ağrılar çok daha sancılı, rahatsız edici bir boyut kazanabilir. Bu durumda hastaların günlük yaşam konforu kadar uyku kalitesi ve iş hayatı da olumsuz etkileniyor. Bununla birlikte tedavi edilmeyen çene kistlerinin sinir sıkışması, hissizlik ya da yanma hissi gibi çeşitli sorunlara da sebebiyet verebileceğini belirtelim.
Tedavisi yapılamayan bu kistler çene kemiğinde de önemli tahribatlara yol açabiliyor. Çene kemiğinin zayıflamasına neden oluyor ve bu da dişlerin olumsuz etkilenmesi anlamına geliyor. Çene kemiği zayıfladığında çok basit bir travma dahi kemiğin kırılabilir hale gelmesine yol açabilir. Kimi zaman kistler gömülü dişlerden de kaynaklanabiliyor.
Bu durumda komşu dişlerin de zarar görmesi söz konusu oluyor. Hatta bu zarar diş kayıplarını da beraberinde getirebiliyor. Kistlerin sinirlere baskı yapması da sık rastlanan bir durumdur. Sinir sıkışması, hissizlik gibi şikayetler de ortaya çıkabilir.
Sonuç olarak bu kistler kişide herhangi bir şikayete yol açmıyor olsa bile tedavisinin mutlaka yapılması gerekiyor.